15 Temmuz 2008 Salı

OKS TERCİH FORMU

OKS TERCİH FORMU

Oks Tercih Formu Çok Yakında Sitemizde Yayınlanacaktır



http://hayatinsonu.blogspot.com

http://videoizleseneburadan.blogspot.com

Sitelerinde Bulabilirsiniz

blogger

9 Temmuz 2008 Çarşamba

OKS HAKKINDA BİLGİ ,TERCİH FORMU,OKS Anadolu Liseleri,OKS TERCİH VE YERLEŞTİRME,OKS GENEL AÇIKLAMALAR, OKS TERCİH İŞLEMLERİ,

2008 oks sonuçları yakında açıklacanak.Yakında yani 11 Temmuzda açıklanacaktır...
Oks sonuçları açıklandıktan sonra tercih yapmanız gerekecek.Tercihler için ayrıntılı klavuzu bugün milli eğitim açıkladı.Tercih klavunuzu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız

OKS SONUÇLAR- OKS HAKKINDA BİLGİ

oks sonucu az kaldı

oks sonuçlarının açıklanmasına az kaldı.Sizlere 1 kaç tavsiye vermek istiyorum.

Öncelikle oks sonucu 11 temmuzda açıklanacak.Ama siz genede çok heyecanlanmayın.Çünkü hayatınızda bunun gibi onlarca sınav gelip geçecek.

Daha sonra şunu demek istiyorum.Oks hayatta herşey değildir.Çünkü Oks aslında Öss ye hazırlıktır. Yani oks sonucu sizi ne doktor yapar , ne de mühendis.Oks sadece güzel 1 liseye gitmenizi sağlar.

Fen lisesi mezunu olan 1 öğrenci olarak şunu diyorum ki , fen lisesinin fen lisesi yapan öğretmenleri , eğitimi,ortamı değil , öğrencilerdir.Yani 30 kişilik bir dönemden sadece 13-14 kişi güzel 1 yeri kazanıyorsa demek ki okul değil , öğrenciler başarılı.Ayrıca öğrencilerin tamamının dersanelere gittiğini söylersem , bu çok büyük bir başarı da değil...

Sizlerden yaklaşık 8 yaş büyük bir abiniz olarak demem o ki , isterseniz fen yada anadolu lisesini kazanmayın.Yeterki kendinize güveniniz tam olsun, ben şu olacam deyip çalışın. Eğer maddi durumunuz iyise son 2 sene dersaneye gidebilirsiniz. İyi değilse bile alıp 4-5 kitap bitirerek en güzel bölümlere gidebilirsiniz.

KPSS SONUÇLARI,KPSS HAKKINDA BİLGİ,



10-11 Temmuz 2004 tarihinde yapılmış olan 2004-KPSS ile 01-02 Temmuz 2006 tarihinde yapılmış olan 2006-KPSS/1 veya 17 Eylül 2006 tarihinde yapılmış olan 2006-KPSS/2’nin geçerlilik süreleri; öğrenim durumlarına göre lisans düzeyinde KPSS’ye girmiş adaylar için 30 Haziran 2008 tarihinde, ortaöğretim ve önlisans düzeyinden KPSS’ye girmiş adaylar için de 16 Eylül 2008 tarihinde sona ermiş olacağından 2008 yılı için KPSS Sınav tarihleri belirlendi.

2006’dan bu yana yeni mezun olan ya da öğrenim durumlarında değişiklik olan adaylar ile KPSS’nin her iki yılda bir düzenli olarak yapıldığı ve buna göre adayların şahsen ya da kurslara gitmek suretiyle KPSS’ye hazırlandıkları hususları dikkate alınarak, Ortaöğretim (lise ve dengi), Önlisans (iki yıllık meslek yüksek okulları) ve Lisans (dört ve daha fazla süreli yükseköğrenim) düzeyinden Devlet memuru olmak isteyen tüm adayların başvurmasına imkân sağlayacak şekilde,

Yapılan detaylı çalışmalar neticesinde 2008 Yılında;

- Lisans düzeyindeki adaylar için 28-29 Haziran 2008,

-Önlisans ve ortaöğretim düzeyindeki adaylar için 21 Eylül 2008,

tarihlerinde KPSS gerçekleştirileceği açıklandı.

Birbirlerine Benzeyen Ünlüler Videosu

RECEP İN TAVUĞU, RECEP İVEDİK PSİKOLOG

Recep’in Tavuğu


PARDON-EN KOMİK SAHNE BU -FERHAN ŞENSOY

Eglenceli Kazalar

KOMİK KAZALAR

YASAK SİTELERE GİREBİLMEK İÇİN,YOUTUBE Yİ AÇMAK İÇİN

Youtube'e Giriş Yöntemi
Youtube'e Giriş Yöntemi


Masaüstü’nde bulunan "Ağ Bağlantılarım" simgesine tak tıklayarak Özellikler‘i seçiniz. Eğer bu simge masaüstünüzde yoksa, Başlat > Ayarlar > Denetim Masası > Ağ Bağlantıları yolunu izleyerek de buraya erişebilirsiniz.



Açtığınız pencerede karşınıza gelecek olan “Yerel Ağ Bağlantısı” simgesine sağ tıklayarak gene Özellikler‘i seçiyoruz.



Resimde gözüken kısım sizde seçili olmayabilir bunun yerine "DNS sunucu adresini otomatik al" seçeneği aktif
olabilir bu durumda "Aşağıdaki DNS sunucu adreslerini kullan" seçeneğine tıklıyoruz ve gösterilen yerlere OpenDNS’den aldığımız IP adreslerini giriyoruz.

5. Aşağıdaki IP’leri girip Tamam‘a tıklıyoruz. İşlem bitmiştir, hepimize hayırlı olsun!
208.67.222.222
208.67.220.220

YOUTUBE AÇMAK , KAPALI SİTELERE GİRMEK, YASAK SİTELERE GİRMEK İÇİN

Arkadaş TTNet ADSL Mahkeme kararı ile Türkiye'den www.youtube.com Video Paylaşım sitesini Atatürk'e saygısızlık içeren videolardan ve çeşitli nedenlerden dolayı yasakladı. Peki hiç program yüklemeden ve sadece Yeğlenen DNS Sunusu ve Diğer DNS Sunucusu değiştirerek youtube.com u açmak ister misiniz?

Eğer ki Cevabınız evetse yazacağım yönergeleri uygulayarak youtube.com u kullanmaya devam edebilirsiniz.

Ağ Bağlantılarım' ı Sağ Tıklayarak Özellikleri seçiniz.
Karşımıza çıkan Yerel Ağ Bağlantısı' na Sağ Tuşa Tıklayarak Özelliklere tuşlayınız.
Genel Menüsü altında "Bu Bağlantı aşağıdaki öğeleri kullanır:" yazısını göreceksiniz.
Burada bulunan "İnternet İletişim Kuralları ( TCP/IP )" çift tıklayarak bu bölümü açıyoruz.
Genel Menüsü altında 2 kısımda DNS Sunucu adresini otomatik olarak al yazan yerin altında bulunan
" Aşağıdaki DNS sunucu adreslerini kullan " yazan yeri açıyoruz.

Yeğlenen DNS Sunucusunu 208.67.222.222
Diğer DNS Sunucusunu 208.67.220.220

olarak değiştirin.

Adres Çubuğunuza "www.youtube.com" adresini giriniz ve kullanmaya devam ediniz.

ZEBRA SU İÇERKEN

ASLANIN SALDIRISIN

CEZA RAPSTAR

DANS EDEN ÇOCUK




komik şahane güzel - video powered by Metacafe

penalti-atisi-ve-sonrasi

İlgili aramalar: komik - penaltı - kaleci

SABAN TELSİZLE KONUŞMA

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Hamilton evinde kazandı

McLaren'in İngiliz pilotu, olaylı yarışı ilk sırada tamamlamayı başardı!

07.07.2008 01:25

HABERTURK.COM SPOR SERVİSİ DIŞ HABERLER

İNGİLTERE GRAND PRİXİ'NDEN KARELER İÇİN TIKLAYIN

Formula 1'de sezonun 9. yarışı İngiltere'nin Silverstone pistinde koşuldu. Yarışın başında yaptığı atakla takım arkadaşı Kovalainen'i geçen Lewis Hamilton, bazı turlarda sorunlar yaşasa da, yarışı 1. bitirmeyi başardı.

Yarışta ikinciliği BMW Sauber pilotu Heidfeld, üçüncülüğü ise Honda pilotu Barricello kazandı.

Yarış boyunca Ferrariler yolda duramazken, özellikle Massa arabasının kontrolünü bir türlü sağlayamadı!

Malezya ve İspanya Grand Prix'lerinin galibi Ferrari'nin Fin pilotu Kimi Raikkonen'in dördüncü olduğu mücadelede, yarışa ilk sırada (pole position) başlayan McLaren Mercedes'in Fin pilotu Heikki Kovalainen de beşinci olabildi.

Renault'nun İspanyol pilotu, 2 dünya şampiyonluğu bulunan Fernando Alonso ise yarışı altıncı sırada tamamlayabildi.

Markalar klasmanında, Ferrari 96 puanla birinciliğini korudu.

İngiltere Grand Prix'sinin ardından pilotlar ve markalar klasmanında puan durumu şöyle oluştu:

Pilotlar Klasmanı:

------------------

1. Lewis Hamilton (İngiltere) McLaren 48 puan

2. Felipe Massa (Brezilya) Ferrari 48

3. Kimi Raikkonen (Finlandiya) Ferrari 48

4. Robert Kubica (Polonya) BMW Sauber 46

5. Nick Heidfeld (Almanya) BMW Sauber 36

6. Heikki Kovalainen (Finlandiya) McLaren 24

7. Jarno Trulli (İtalya) Toyota 20

8. Mark Webber (Avustralya) Red Bull 18

9. Fernando Alonso (İspanya) Renault 13

10. Rubens Barrichello (Brezilya) Honda 11

11. Nico Rosberg (Almanya) Williams 8

12. Kazuki Nakajima (Japonya) Williams 8

13. David Coulthard (İngiltere) Red Bull 6

14. Timo Glock (Almanya) Toyota 5

15. Sebastian Vettel (Almanya) Toro Rosso 5

16. Jenson Button (İngiltere) Honda 3

17. Sebastien Bourdais (Fransa) Toro Rosso 2

18. Nelson Piquet (Brezilya) Renault 2

Markalar Klasmanı:

------------------

1. Ferrari 96 puan

2. BMW Sauber 82

3. McLaren Mercedes 72

4. Toyota 25

5. RedBull-Renault 24

6. Williams-Toyota 16

7. Renault 15

8. Honda 14

9. Toro Rosso-Ferrari 7

Sezonun 10. yarışı olan Almanya Grand Prix'si, 20 Temmuz Pazar günü Hockenheim Pisti'nde yapılacak.

Parmak ısırtan transfer ücretleri!

Filede bayanlar ve erkeklerde oyunculara verilen transfer ücretleri göz dolduruyor...

Voleybolda 2008-2009 sezonu yaklaşırken bayanlar ve erkekler birinci liglerinde kulüpler transfer çalışmalarına hız verdi.

Profesyonel lig bazında futbol, alınan transfer ücretleri nedeniyle geleceğin en parlak meslekleri arasında gösterilirken, son dönemlerde popülaritesi artan ve değeri yükselen voleybolda da farklı bir durum yaşanmıyor. Özellikle yerli oyuncu kalitesinin gitgide artması ve dünyanın en iyi oyuncularının Türk ligini tercih etmesi transfer ücretlerinin dolgunlaşmasına neden oldu.

A.A'dan İlknur Çetinbaş'ın haberine göre, yeni sezon öncesi transfer döneminin en göze çarpan ekibi, dünyaca ünlü isimleri renklerine bağlayan Türk Telekom oldu. Bayanlar Birinci Ligi'nin başarılı takımlarından Türk Telekom, geçen sezon milli pasör Bahar Urcu ve dünyanın 1 numarası olarak gösterilen İtalyan Taimarsy Aguera ile başladığı transfer bombalarını bu sezon da devam ettirdi. Kesenin ağzını açan mavi-beyazlı ekip, geçen ay İtalya liginde forma giyen dünyanın en ünlü orta oyuncularından Hırvat Maja Poljak'ı 400 bin YTL ödeyerek bünyesine kattı. Bahar ile 230 bin, ABD'li Aguera ile de 500 bin YTL'ye sözleşme yenileyen ekip, geçen yıl Avrupa'nın en iyi smaçörü seçilen Azeri Natalya Mammadova için tam 520 bin YTL ödedi.

Erkekler Birinci Ligi'nde ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi, milli takımın başarılı oyuncuları Volkan Güç ve Ulaş Kıyak ile gücüne güç kattı. İstanbul ekibi her 2 sporcuya da yıllık 325 biner YTL ödedi. Kulüp yabancı transferde Tommel ile ABD'li Miller'a 150'şer bin Euro verdi.

Erkeklerde Ankara'nın güçlü ekiplerinden Polis Akademisi ve Koleji'nde ise yeni sezon transferlerinden milli pasör Çağlar Aksoy için 100 bin YTL, Sırbistan Milli Takımı oyuncusu Jovan Markovic için de 110 bin dolar ödendi.
Bu arada, bazı kulüp yöneticilerinin artan transfer ücretlerinden yana dertli oldukları ve rakamların bu şekilde yükselmesiyle kulüplerine kaynak yaratmakta güçlük çektikleri öğrenildi.

G.Saray 'O'nun peşinde

Gana Milli Takımı'nın kaptanı John Mensah, G.Saray'ın kendisini istediğini doğruladı!

Yabancı futbolcu arayışlarını sürdüren Galatasaray'da dedikodular bitmek bilmiyor. Harry Kewell'ı kadrosuna katan Galatasaray'ın şimdi de Ganalı John Mensah ile ilgilendiği iddia edildi.

LigTv'nin haberine göre Trabzonspor'a gönderilen Rigobert Song'un yerine düşünülen Ganalı milli futbolcu Galatasaray'ın bu transfer girişimini de doğruladı. Bu konu hakkında Gana basınına bir açıklama yapan Mensah "Galatasaray'ın beni transfer etmek istediğinden haberim var. Ama beni sadece onlar istemiyor. Portsmouth, Wigan ve Marsilya da benim peşimde. Bu transfer girişimleriyle menajerim ilgileniyor. Ne olursa lsun ben hala Rennes futbolcusuyum" dedi.

2010 Dünya Kupası elemelerinde mücadele eden Gana'da Stephen Apiah'ın yokluğunda kaptanlığı John Mensah yapıyor.

Fransa'nın Rennes takımında forma giyen 1982 doğumlu Ganalı milli futbolcu Afrika futbolunun en iyi defans oyuncularından biri olarak gösteriliyor.

"Luis sayesinde Guiza Fener'de"

İspanyol basını Guiza'nın 2 gün içinde Fenerbahçe'ye imza atacağını yazdı!

İspanya'nın Real Mallorca takımında forma giyen Daniel Güiza'nın 48 saat içinde Fenerbahçe ile resmi sözleşme imzalayacağı ileri sürüldü.

İspanyol basınında yeralan haberlerde, Güiza'nın Fenerbahçe'ye transfer olması için teknik direktör Luis Aragones'in devreye girdiği ve temelde gerek kulüpler arasında gerekse Güiza ile Fenerbahçe arasında anlaşmanın sağlandığı bildirildi. El Mundo gazetesinin haberinde, Fenerbahçe'nin Mallorca'nın Güiza için istediği 15 milyon Euro'luk bonservis ücretini fazla bulduğu ve bunu çözmek için Madrid'den bir avukat aracılığıyla girişimlerde bulunduğu ifade edildi. Mallorca'nın 15 milyon Euro'da ısrarcı olması halinde Fenerbahçe'nin bazı Türk bankaları ile görüşüp finansman sağlamaya çalıştığı da kaydedildi.

Ekonomik sorunu olan Mallorca'nın Güiza'nın transferinden gelecek paraya ihtiyacı olduğu ve 15 milyon Euro ile rahatlayabileceği belirtiliyor.

Bu arada, İspanyol basınındaki haberlerde Fenerbahçe'nin Güiza ile sezon başına 3 milyon Euro'dan 3 veya 4 yıllık sözleşme yapacağı iddia edildi.

Şenhan Bolelli/A.A.

F.Bahçe'de büyük şok

F.Bahçe'nin Brezilyalı yıldızı Deivid De Souza'nın ayağı kırıldı!

Yeni sezon hazırlıkları kapsamında bu sabah Avusturya'ya giden Fenerbahçe'de, sol ayak fibula kemiği kırılan Deivid De Souza şoku yaşanıyor.

Kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, sarı-lacivertli takım Avusturya Kitzbühel'de yeni sezon hazırlıklarına başlarken, Deivid De Souza'nın antrenmanda sakatlanması ile sarsıldı.

İspanyol Teknik Adam Luis Aragones'in ilk antrenmanında sol ayak fibula kemiği kırılan Deivid, Kitzbühel'deki St. Johann hastanesine kaldırıldı.

Ayağında kırık tespit edilen Brezilyalı oyuncunun, Almanya'nın Münih kentine götürüldüğü ve ameliyat edileceği öğrenildi.

"Farzet ki Tayyip yok"

Erdoğan'dan ilginç açıklamalar: "Canınızı sıkmayın."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yapılan Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının basına kapalı olan bölümünde birbirinden önemli açıklamalar yaptı.

Cuma günü yapılan toplantıda il başkanı, belediye başkanı, gençlik ve kadın kolları başkanlarına seslenen Erdoğan, AKP'lilerden kapatma davasını etkileyecek açıklamalardan kaçınmalarını istedi. Erdoğan şöyle devam etti: "Kapatılırız ya da kapatılmayız; bu karar elbette bizim için çok önemli. İçinde bulunduğumuz süreçte kararı etkileyecek açıklama yapmaktan kaçının” dedi. Erdoğan, hizmete ara vermeden devam ettiklerini belirterek, “5. vitese taktık, gidiyoruz” ifadesini kullandı. Başbakan, kendisine siyaset yasağı gelebileceğini de ilginç bir örnekle anlattı:

“Alemlere rahmet olarak gelen (Hz. Muhammed’i kast ediyor) de faniydi. Farzet ki Tayyip yok. Davamızdan vaz mı geçeceğiz? Hizmete devam edeceğiz. Gidin illerinizde çalışmaya devam edin. Canınızı sıkmayın, siz yolunuza devam edin. Sabırla bunları da aşacağız.”

AJANSLAR

Kriz Hazine'ye 20 milyar YTL yük getirdi

Devlet Bakanı Şimşek, iç belirsizlikler nedeniyle daha yüksek faizle borçlanıldığını söyledi

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, iç siyasi belirsizliğin Hazine'ye getirdiği ilave yükün yaklaşık 20 milyar YTL düzeyinde olduğunu söyledi.
Şimşek, özellikle, mart ayındaki gelişmelerin ardından ortaya çıkan siyasi belirsizliğin, Türkiye ekonomisini, dışarıdaki gelişmelerden daha olumsuz etkilediğini vurguladı.
Bakan Şimşek, AA muhabirinin, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı.
Şimşek, iç siyasi gelişmelerin ekonomiye etkisi konusunda şunları söyledi:
''Dünyadaki ekonomik sıkıntıların, tüm küresel ekonomiyi derinden etkilemesine rağmen, Türkiye başlangıçta, bu krizden en az etkilenen ülkeler arasında bulunuyordu.
Bizim ve tüm yerli-yabancı uzmanların görüşü, eğer Türkiye'de bu iç siyasi belirsizlik olmasaydı, Türkiye, dışarıdaki krizden en az etkilenen ülkeler arasında yer alacaktı, çünkü ekonomimiz normalleşme sürecine girmişti.''


''KAPATMA DAVASININ ARDINDAN FAİZLER 5,5 PUAN ARTIŞ GÖSTERMİŞTİR''


Türkiye'de faizlerin mart ayı itibarıyla yüzde 17 düzeyinde olduğunu, mart ayındaki kapatma davasının ardından faizlerin ciddi düzeyde yükseldiğini bildiren Şimşek, şöyle devam etti:
''Bugün faizler yüzde 22,5 civarına çıktı ki bu çok ciddi bir çıkıştır. Yani kapatma davasının ardından faizler 5,5 puan artış göstermiştir.
Bu iç siyasi belirsizlik nedeniyle, Türk Hazinesi daha yüksek maliyetlerle borçlanıyor. Faizlerdeki bir puanlık artışın hazineye getirdiği ilave yük 3,5-4 milyar YTL, öyleyse, iç siyasi belirsizliğin, risk primi artışı ve faizlerdeki yükselişle hazineye getirdiği ilave yük yaklaşık 20 milyar YTL düzeyindedir.
Türkiye, mevcut bütçe performansıyla bu krizleri kesinlikle hak etmiyor. Son üç yılda AB tanımlı Genel Kamu Dengesine baktığınız zaman, bütçe açıklarının yüzde 1'in altında olduğunu görürsünüz. Türkiye, ekonomik performansı itibarıyla, bu kadar yüksek bir nominal faizi kesinlikle hak etmiyor.
Siyasi belirsizlikler nedeniyle, İMKB'de kote edilen şirketlerin değeri 80 milyar dolar düşmüştür. Tahvil piyasasında çok ciddi yabancı çıkışı yaşanmıştır.
Siyasi belirsizlikler nedeniyle, inşaat sektöründe, tüketimde ve yatırımlarda bir yavaşlama ortaya çıkmıştır.
Eğer bundan sonra, siyasi belirsizlik azalırsa, faizler yeniden, Türkiye'nin hak ettiği gerçek seviyelere gerileyecek, ertelenmiş tüketim ve yatırım harcamaları yeniden başlayacak ve ekonomi büyüme canlanacaktır. Biz dış gelişmelerden o kadar çok olumsuz etkilenmeyiz, asıl olumsuz etki iç gelişmelerden kaynaklanıyor.''


EKONOMİK BÜYÜME...

Ekonomik büyümenin ilk çeyrekte iyi çıktığını, ancak iç siyasi gelişmeler ve belirli orandaki dış gelişmeler nedeniyle, ikinci çeyrekti büyümenin yavaşlayabileceğine dikkat çeken Bakan Şimşek, ''İlk çeyrekte, imalat sanayindeki büyüme güçlüydü, tüketim ve yatırım harcamaları güçlüydü, ancak Mart ayında ortaya çıkan belirsizliğin etkileri olmasaydı, ekonomik büyüme tahminlerin üstünde devam ederdi, ancak bu siyasi belirsizliğin de etkisiyle, ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin biraz hız keseceğini tahmin ediyoruz'' dedi.
İl çeyrekteki ekonomik büyümenin, tüm yıla olumlu etkisinin olacağının altını çizen Şimşek, ''ilk çeyrekteki yüksek ekonomik büyüme, 2008 yılının tümüne ilişkin ortaya koyduğumuz hedefin ulaşılabilir olduğunu ortaya koyuyor'' şeklinde konuştu.
Şimşek, tüm iç siyasi gelişmelere rağmen, Türkiye'nin, orta ve uzun vadede, sürdürülebilir bir yüksek ekonomik büyüme yakalaması için gerekli tüm yapısal reformları gerçekleştirmeye devam etiklerini vurgulayarak, kısa dönemde Türkiye, potansiyelin altında büyüse de, orta ve uzun vadede potansiyeline paralel yüksek bir büyüme yakalayacağını ifade etti.

Petrol fiyatları düşecek

Fiyatlar 150 dolara dayandı, 200 dolarlar konuşuluyor. Çıkışın daha fazla devam etmesi beklenmiyor. Peki düşüş ne zaman, hangi seviyede?

Euronun 1.57’nin altına gerilemesi ve doların güçlenmesi, manipülasyonda sona yaklaşılması, tatile giden ABD’liler için “araç sezonu”nun yavaş yavaş kapanması petrol fiyatlarını düşürecek gelişmeler olarak sıralanıyor. Ama bu düşüşün ne zaman ve hangi seviyede yaşanacağı tam olarak bilinmiyor. Kredi krizini herkesten önce gören ve piyasalarla ilgili isabetli öngörülerde bulunan Ali Ağaoğlu bugün Vatan’da yayınlanan köşesini petrole ayırdı. İşte Ağaoğlu’nun analizi:

“Bir, ne zaman? İki, ‘nereden sonra?’ düşeceği konusunda her kafadan bir ses çıkıyor...

Rusya’nın yeni Başkanı Medvedev bu hafta petrolün 150 doları göreceğini söylemiş... Bush ve Erdoğan’ın açtığı yoldan Medvedev ilerliyor... (Devlet başkanları da artık borsalar konusunda “yorum” yapar oldular.)

ABD Hazine Bakanı Paulson petrol fiyatlarının artışı karşısında “yapılabilecek pek fazla bir şey olmadığını” söylemiş. ABD gibi dünyanın süper gücünün para patronu böyle derse, gerisini düşünmek zor! Aynı Paulson üç hafta önce Meksika’daki bir toplantıda da petrol fiyatlarında “spekülasyon olduğuna dair elde yeterince kanıt olmadığına” değinmiş. (adeta Paulson bir tarafa petrol stoklamış, ya da tüm parasıyla petrol kontratları almış da petrol fiyatları yukarı çıksın diye dua ediyor..?)

OPEC Genel Sekreteri de yaz süresince petrol fiyatlarının 200 dolara çıkabileceğinden dem vurmuş...

Ağzı olan konuşuyor petrol meselesinde! (ben de dahil!)

Bu arada hiç kimse petrol fiyatlarının “gerileye(bile)ceğinden” söz etmiyor. En nihayetinde petrol de bir emtia. Bir gün gelecek arz/talep, durgunluk gerçeği “manipülasyonların” ötesine geçecek.

ABD borsaları şapkadan çıkarılan onca tavşana, verilen onca likiditeye ve tavize rağmen düşüyor. Neden mi? Ekonomideki durgunluk beklentisi ya da “korkusu”; ileride işlerin daha iyi olacağı beklentisinden daha ağır bastığından... ABD’de büyümenin 2009 yılında düşük olacağından söz ediliyor.

Ekonominin büyümediği bir dönemde petrol talebi nasıl artacak? Üstelik sıradan Amerikalının eşikaltı krizi nedeniyle hem harcanabilir geliri azalır, hem de krediye teminat verdiği evinin değeri düşerken... Son 2 ayda ABD’deki petrol talebi eskisi gibi artmıyor. Dünyadaki petrol üretimi 86 milyon varil, tüketimi ise 84.5 milyon varil. Yani arz talebi karşılıyor, hatta fazlası var. Yine de hedge fonların ve petrol üreticilerinin “şantajı” neticesinde petrol fiyatlarındaki spekülasyonun “elbirliğiyle” sürdürülmeye çalışılıyor!

112-115 dolar seviyeleri için de benzer şeyler söylemiştim. Bugün 145 dolarlara gelindi. Kabul etmem gerekir ki petrol benim en fazla yanıldığım piyasa oldu.

Yine de bir kaç sebepten dolayı kısa vadeli zirvelere yaklaşıldığını düşünüyorum. Sebeplerden ilki; Avrupa Merkez Bankası’nın 25 baz puanlık faiz artışı sonrasında euronun 1.60’ların üzerine çık(a)mayıp 1.57’nin altına gerilemesi. Bu da euroda “zirvenin” görüldüğünü ve 1.49-1.50 seviyelerine doğru bir çekilme olacağını düşündürüyor. Doların güçlenmesi, petrol fiyatlarındaki “zayıf dolar” etkisini azaltacaktır.

İkinci sebep fiyatlardaki spekülasyonun daha doğrusu manipülasyonun sonuna yaklaşıldı ki hemen hemen hergün birileri çıkıp fiyatların yukarı gideceğinden söz ediyor. Sanki “malı ucuza kapatmış” olanlar, bunları birilerine satabilmek için fiyatları yükseltiyorlar ki; düşüş başladığında inilecek en düşük seviye, başlangıcın üzerinde olsun...

Diğer bir sebep 4 Temmuz tarihinin geçilmesi. 4 Temmuz’daki ABD’nin 1776’da Büyük Britanya’dan bağımsızlığını ilan ettiği gün. Günümüzde ise tatile gitmeye başlayan ABD’liler için araç sezonunun (driving season) açılması demek. Bunu fırsat bilen rafineriler ve petrol üreticileri, fiyatları bu seviyelerde tuttular ki; dünyanın kişi başına en çok petrol tüketen ABD halkına “pahalı benzin satabilsinler”. Bunda da başarılı oldular. Ancak bu mevsim geçince talep yüksek fiyatlar nedeniyle azalacak ve bu da fiyatları mutlaka etkileyecektir.

Yukarıdaki petrol grafiğine bakıldığındaysa fiyatlarındaki yükselişin artık “zorlanmaya başladığı” görülüyor. Bu günlerdeki hızlı yükselişlerin; düzeltme yapmadan, devam etmesi ancak “zamanda geri gidilmesiyle” mümkün olacağı görülüyor. Bu da günümüzde mümkün olmadığından düşüş kaçınılmaz!

Ama bugün, ama yarın... Bugün gerilerse 145-150 dolar seviyelerinden; yarın gerilerse 175-185 dolar seviyelerinden başlayacaktır bu düşüş. Dairesel hareketten dolayı çok uzun zamanda değil bir-iki ay içinde bu sorunun cevabını almış olacağız.”

Et ve sütte de tarım ilacı kalıntısı var

TZD Genel Başkanı İbrahim Yetkin, sadece domateste değil hayvansal ürünlerde de ilaç kalıntısı olduğunu açıkladı

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yürütülen çalışma çerçevesinde 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren tarım ilaçlarının reçete ile satılacağını bildirdi.
Bakanlar Kurulunda imzalaya açılan Kuraklık Kararnamesi hakkında da bilgi veren Yetkin, kararname ile 36 ilin kuraklık kapsamına alınacağını ve dekar başına destek ödemesi yapılacağını belirtti.
Yetkin, İçkale Otel'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de zirai mücadelede 1250 çeşit ilaç kullanıldığını belirterek, bu ilaçların önerilen zaman ve dozda kullanılmadığı takdirde insan sağlığına kalıcı zararlar verebildiğine vurgu yaptı. ''Araştırmalara göre, gerek piyasada satılan et ve et ürünlerinde gerekse anne sütünde tarım ilacı kalıntısına rastlanıyor'' diyen Yetkin, hasat zamanında belirli bir süre önce kullanımı durdurulmayan tarım ilaçlarının etkisinin ''yıkamayla yok olmadığına'' dikkati çekti.


''SORUN MİKTAR DEĞİL, UYGULAMA''


Türkiye'de birim alana kullanılan ilaç miktarının 0,5 kilogram olduğunu, bu rakamın İspanya'da 2,6, İngiltere'de 3,6, Almanya ve Fransa'da 4,4, Yunanistan'da 6, İtalya'da 7,6, Hollanda'da 17,5 kilogramı bulduğunu kaydeden Yetkin, tarım ürünlerinde belirlenen kalıntı oranlarının da Avrupa'dan farklı olmadığını söyledi.
Yaşanan ana sorunun ''uygulamada'' kendini gösterdiğini belirten Yetkin, ''son ilaçlama ile hasat arasındaki sürelere uyulmuyor, ilaçlama yapılıyor. Ayrıca ilaçlar karıştırılarak kullanılıyor. Bu durumda, kalıntı süresi uzun ve kısa ilaçlar birbirine karışıyor'' dedi. Yetkin, sürekli ve ölçüsüz, zamanı iyi hesaplanmadan yapılan ilaçlamanın, tarım zararlılarının da direnç kazanmasına yol açtığına dikkati çekerek, bu nedenle zirai mücadelenin de başarısız olduğunu kaydetti.


''ÇİFTÇİLERE EĞİTİM VERİLECEK''


İbrahim Yetkin, tarım ürünleri ithalatında Rusya ile yaşanan sıkıntıların da tetiklemesi sayesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ''Bitkisel Üretimde Kullanılan Kimyasalların Kayıt Altına Alınması ve İzlenebilirliğinin Sağlanması'' yönünde bir çalışma başlattığını belirtti.
Çalışma çerçevesinde bir eylem planı hazırlandığını ve planın, ''üretici kayıt defterine'' dayandığını ifade eden Yetkin, defterin, çiftçiler tarafından her ürün için ayrı ayrı doldurulacağını ve hasada yakın dönemlerde Tarım Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından kontrol edilerek, onaylanacağını anlattı. Yetkin, defterde, ürünün adı, tahmini üretim miktarı, kullanılan ilaç, gübre ve bitki gelişim düzenleyicilerinin markası, etkili maddesi, hangi hastalık veya zararlıya karşı kullanıldığı, dekar veya ağaç başına doz gibi bilgilerin yer alacağını ifade ederek, defterin kullanımına ilişkin üreticilere eğitim verileceğini kaydetti.
Yetkin, eylem planı uyarınca yılbaşından önce yönetmelik yayımlanacağını da belirterek, 1 Ocak 2009 tarihi itibariyle zirai ilaçların tamamının reçete ile satılacağını bildirdi.
Reçetenin, Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü elemanları, tarım danışmanları ve ziraat fakültelerindeki öğretim elemanlarınca yazılabileceğini ifade eden Yetkin, söz konusu meslek grupları için kurslar düzenleneceğini, yetki için sertifika verileceğini anlattı.


''KARARNAME GÜNEYDOĞU ANADOLU İLE SINIRLI DEĞİL''


Toplantıda Türkiye'deki kuraklık sorununa da değinen Yetkin, ''kuraklık kararnamesinin'' Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını belirterek, söz konusu kararname ile 36 ilin kuraklık kapsamına alınacağını bildirdi.
Kapsamın sadece Güneydoğu Anadolu ile sınırlı olmadığının altını çizen Yetkin, 36 ilde 227 ilçede kuraklık tespit edildiğini söyledi. Yetkin, kararname ile öngörülen yardımlar hakkında şu bilgileri verdi:
''Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlar, 1 yıl faizsiz olarak ertelenecek. Buğday, arpa, mercimek, fiğ ve korunga için tohum karşılığında dekar başına parasal destek verilecek. Sadece buğday için örnek vereyim; Buğdaya 20 YTL'lik bir destek verilmesi düşünülüyor. Kuraklık kararnamesinin ekonomik maliyeti 900 milyon YTL olarak öngörülüyor. Bu rakam üzerinde henüz tartışılıyor.''


''KARARNAME, ÇİFTÇİYİ TARLAYA SOKMAYA YETMEZ''


İbrahim Yetkin, Türkiye'de geçen yıla yakın bir kuraklık görüldüğünü ifade ederek, geçen yıl kuraklık nedeniyle 5 milyar YTL ekonomik kayıp yaşandığını, bu sene rakamın 3-4 milyar YTL olmasını beklediklerini söyledi.
Kuraklığın en önemli göstergesinin ''hasat döneminin erken başlayıp, erken bitmesi'' olduğunu kaydeden Yetkin, normal dönemde 25 Ağustos'a kadar uzanan hasat döneminin, Temmuz sonunda bitmesini öngördüklerini belirtti.
Kuraklık kararnamesinin özellikle Güneydoğu Anadolu çiftçisinin sorununu çözmeye yetmeyeceğini ifade eden Yetkin, sadece borç yapılandırmasının yetmeyeceğini, gübre ve mazotu uygun koşullarda üreticiye sağlamak gerektiğini anlattı. Yetkin, ''Bu koşullar, Güneydoğu Anadoludaki çiftçiyi tekrar tarlaya döndürmeye yetmez. Ekimde o çiftçiyi tarlaya sokamazsınız, valizini alan göçer'' diye konuştu.


''RANT AMAÇLI STOKLAMADAN KAYGI DUYUYORUZ''


İbrahim Yetkin, hasadın yüzde 62'sinin tamamlandığını ve buna göre buğday üretiminin 17-18 ton olarak öngörüldüğünü belirterek, sürecin doğru yönetilmesi halinde ithalata gerek kalmayacağını söyledi.
Yetkin, Çukurova'da çiftçinin buğdayı 55-60 kuruştan tüccara sattığını, Trakya'da ise rakamın 42 kuruşa kadar düştüğünü ifade ederek, bunun geçen seneki fiyatın bile altında olduğunu, Toprak Mahsülleri Ofisinin (TMO) bir an önce fiyat açıklaması ve piyasaya girmesi gerektiğini söyledi.
Tarım ticareti ile ilgisi olmayan kişilerin bu yıl tarım ürünleri satın aldığını ve fiyatlar yükseldiğinde piyasaya sürmek üzere stokladığını anlatan Yetkin, mercimekte bu örneği yaşadıklarını belirterek, süreçten kaygı duyduklarını söyledi. Yetkin, ''Hasattan sonra piyasada oluşacak hububat fiyatlarındaki artışın sorumlusu, Türk çiftçisi olmayacaktır. Ama ne kadar artacağını da hep birlikte göreceğiz. Bunu kaygıyla izliyorum. Bu sene çok önemli bir değişimdir bu. Farklı kesimlerin rant amacıyla ürünleri stokladığını görüyoruz'' diye konuştu.

TOKİ, yabancılara tatil köyü yapacak

Yabancı ortaklığa yeşil ışık yakan Bayraktar, "Deniz kenarındaki arsaları cilalayıp tezgaha koyacağız" dedi

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, kaynak geliştirme çalışmaları kapsamında dışarıdan kredi ve fon bulabileceklerini, yabancı ortak getirebileceklerini bildirdi. Bayraktar, yabancılara yönelik konut projelerine de 5-6 ay içinde başlayacaklarını söyledi.
A.A muhabirinin sorularını yanıtlayan Bayraktar, kaynak geliştirme konusunda A, B, C planları bulunduğunu, duruma göre bunları tek tek devreye sokacaklarını belirtti.
Peşin ödemede indirimli satış kampanyasının da kaynak geliştirme çalışmaları çerçevesinde uygulamaya konulduğunu kaydeden Bayraktar, aynı kapsamda İstanbul Kayabaşı'nda 50 bin konut yapılacağını ve bunların ucuz şekilde halka sunularak, oradan da kaynak temin edileceğini anlattı.
Ellerinde çok sayıda arsa bulunduğuna da işaret eden Bayraktar, şöyle devam etti:
''O arsaları da, kooperatiflere, kooperatif birliklerine, yap-satçılara satacağız. Oradan da bir kaynak toplayacağız. Aynı şekilde elimizde çok kıymetli arsalar var. Onların bazı problemleri var. Bu problemleri giderip, halkımıza sunacağız. Oradan çok bol para geleceğini tahmin ediyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Muğla, Bodrum, her tarafta bu tür arsalarımız var. Onları tezgaha koyacağız, cilalayacağız biraz, sonra satacağız.
Dışarıdan da kredi bulabiliriz, fon bulabiliriz. Dışarıdan ortak getirebiliriz, ortak yatırımcı bulabiliriz. Halen bu konuda görüşmeler yapıyoruz. Bizimle ortaklık yapmak isteyenler var.''

YABANCILARA VİLLA KENTLER


TOKİ Başkanı Bayraktar, yabancılar için de Çanakkale'den Hatay Körfezine kadarki sahil bandında projeler geliştireceklerini, bunlara da 5-6 ay içinde başlanacağını bildirdi.
Bu projeler için Maliye Bakanlığından 20 dolayında yer istediklerini ifade eden Bayraktar, yabancılara yönelik tatil köyü standardındaki konut projeleri için de şu bilgileri verdi:
''Yabancılar için yaptırılacak ve içinde her türlü donatının yer alacağı 'villa kent' niteliğindeki konutların proje safhasındayız. Bunlara da önümüzdeki 5-6 ay içinde başlayacağız. Biz, bunların arsalarını özel sektöre vereceğiz. Müteahhitlere (getirin projenizi, verin teklifinizi) diyeceğiz. (Bizim hasılatımız ne olacak?) (Şu olacak.) Her şey belli olduktan sonra proje başlayacak. Ama bu iş çok başarılı olacak.
Buralarda denize sıfır olan yerler de var, biraz daha içerilerde olan yerler de. Malın fiyatını alıcı belirler. Bakacağız, piyasanın oluşturduğu fiyatlardan onları satacağız. Bu konuda çok şey söyleniyor. Ama yabancılara mülk satışından niye korkuluyor ki? İspanya'ya bakın, Yunanistan'a bakın.
Bizim yapmak istediğimiz şey de bu. Biz de sahil şeritlerimizde yabancılar için bu tür projeleri hayata geçireceğiz. Bunların da yok satacağına inanıyoruz. İçeridekiler de alabilir tabi.''

Nadal çimde de kral

Daha önce 2 kez Wimbledon finalinde Federer'e kaybeden Nadal, bu sefer "benim sıram" dedi!

MÜTHİŞ MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYIN

Nadal oyuna çok iyi başladı setin 3. oyununda rakibinin servisini kıran Nadal, bundan sonraki oyunlarda da bu avantajını korudu ve seti 6-4 alarak maçta 1-0 öne geçti.

İkinci sete iyi başlayan taraf Federer'di. Setin 2. oyununda rakibinin servisini kıran İsviçreli tenisçi bu avantajını koruyamadı, bu oyundan sonra 2 kez servisini kırdıran Federer setten 4-6 mağlup olarak 0-2 geriye düştü.

Üçüncü sette ise 2 teniste çok iyi oyun sergilediler. Setin 10. oyununa gelindiğinde ise yağmur nedeniyle maç 1 saat durdu.

Yağmurun durmasının ardından tekrar başlayan maçta 2 tenisçide servis attığı oyunları kazanınca, setin galibini tie break belirledi.

Tie breakte çok iyi servis atan ve rakibine göre daha iyi oynayan Federer, 7-6 alarak maça geri döndü.

Maçın 4. setinde 3. sette olduğu gibi 2 oyuncu da servis kırmayı başaramadı.

Tie breakte daha iyi oynayan Federer, 2 maç puanını çevirerek setten 7-6 galip ayrıldı ve setlerde durumu 2-2 yaptı!

Fİnal setinde 15. oyunda servis kırmayı başaran Nadal, setten 9-7 maçtan da 3-2 galip ayrılarak ilk şampiyonluğunu kazandı.

Bu maçtan sonra bize de bu dünyanın en iyi 2 tenisçisini alkışlamak düşüyor!

Davis Kaliforniya'da

Los Angeles Clippers Baron Davis'i alarak NBA'in bu sezonki en büyük transferini gerçekleştirmek üzere.

Kaliforniya ekibinin, yıldız oyun kurucu ile prensipte anlaştığı, ve resmi imza için 9 Temmuz'u beklediği bildirildi.

Geçtiğimiz günlerde Golden State'le bulunan 17.8 milyon dolarlık kontratını tek taraflı fesheden Baron Davis'in Clippers'la 5 yıllığına 65 milyon dolar karşılığında el sıkıştığı öğrenildi.

All-star oyun kurucu 1999 draftında Charlotte Hornets tarafından 3. sıradan seçilmişti.

Bu sezon iddialı bir kadro kurmak isteyen Clippers'ın bu transferinden sonra, free agent olan Elton Brand ve Corey Maggette'nin de takıma geri dönmesi bekleniyor.

4 yıl için 68 milyon dolar!

NBA takımlarından New Orleans Hornets'da, gard oyuncusu Chris Paul'un sözleşmesi 4 yıl daha uzatıldı.

Kulüpten yapılan açıklamaya göre, 5 yıllık sözleşme için 87 milyon dolar önerilen Paul, bunu kabul etmeyerek daha kısa süreli bir anlaşma istedi. Bunun üzerine kulüp yönetimi ünlü basketbolcuya 4 yıl için 68 milyon dolar teklif etti.

Geçen sezonu, 11.6 asist ve 2.7 top çalma ortalamalarıyla MVP (sezonun en değerli oyuncusu) seçilen Kobe Bryant'ın ardından 2. sırada tamamlayan 23 yaşındaki Paul, 4 yıllık sözleşmeye imza attı.

New Orleans Hornets, geçen ay Boston Celtics'in şampiyonluğuyla kapanan sezonda Batı Konferansı yarı finalinde San Antonio Spurs'e elenmişti.

A.A.

İKİ YILDIZIMIZ DAHA NBA'DE!

Semih Erden ve Ömer Aşık da artık dünyanın en önemli basketbol liginde mücadele edecek.


Yıllardır NBA'de başarıyla mücadele eden Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur'un ardından iki yıldızımız daha NBA'e adım attı.

Merakla beklenen yeni sezon Draft seçimlerinde Beko TBL'de Fenerbahçe forması giyen iki yıldız ismimiz ikinci turdan seçildi. Semih Erden ve Ömer Aşık bundan sonra yeni takımlarında NBA'de başarılı olmaya çalışacak.

İlk tur ilk sıradan Chicago Bulls'un Derrick Rose'u seçtiği draftta, ikinci turda 6. sıradan seçilen Ömer Aşık Portland Trail Blazers tarafından Chicago Bulls'a verildi. Semih Erden de İkinci turda 30. sıradan Boston Celtics tarafından seçildi.

2008 DRAFT LİSTESİNİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Kewell kendini savundu!

Galatasaray'ın bomba transferi Harry Kewell'dan, eski takımı Leeds United'ın taraftarlarına mesaj.

Harry Kewell'ın G.Saray'a transfer olması Leeds United taraftarlarını çok kızdırdı. İngilizlilerin öfkesinin nedeni Galatasaray ile Leeds United arasında 2000 yılında oynanan maça dayanıyor. 2000 yılındaki UEFA Kupası yarı final maçında 2 Leedsli taraftar İstanbul'da ölmüştü. İngiliz traftarların öfkesiyle ilgili olarak Kewell, kendini ve Galatasaray'ı savundu.

Liverpool'dan bu yaz serbest kalınca Galatasaray'a transfer olan Kewell, Leeds United'a olan saygısı nedeniyle önceden giydiği 10 numaları forma yerine sarı-kırmızılı ekipte 19 numaralı formayı giyeceğini belirtti.

Kewell ayrıca Leeds United'a olan sevgisinin ve saygısının hiç bir zaman değişmeyeceğini söyledi.

Avusturalyalı yıldız Galatasaray'a transfer olmasının nedeni fubolu çok sevmesine ve Galatasaray'ın iki taraftarın ölümüyle hiç bir ilgisi bulunmamasına bağladı.

"Parayla satın alınmam"

Galatasaraylı yüzücü Derya Büyükuncu'dan çarpıcı açıklama.

Derya Büyükuncu'nun sarı-kırmızılı kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklaması şöyle:

"Yüzme Camiasının değerli üyeleri ve kamuoyunun bilgisine,

Gazete ve televizyonlarda çıkmış olan beyanımı çoğunuz okumuştur. Bu açıklamalarımda kimseye hakaret, küfür ya da aşağılayıcı söz etmedim, zaten benim aile ve Galatasaray kültürüme ve kişiliğime uymazdı. Şimdi karşı taraf, yani doğruyu saptıranlar, konuyu başka yerlere çekip unutturmaya çalışmaktadırlar.

Milli takım antrenörlüğü ile ilgili gazetelerde çıkan habere 'hah işte saldırmak için beklediğimiz fırsat geldi' derecesinde atlayan ve aynı gün internet sitelerinde bunu baş haber yapanların, ve ben A barajını geçtiğimde günler sonra bunu yazıp bir zahmet tebrik edenlerin zaten niyetleri bellidir. Milli takım antrenörlüğü teklifi olayı daha evvelden belirttiğim gibi bırakın reddetmeyi böyle bir teklif bile bana gelmemiştir. Gelmiş olsa bile, benimle ve Federasyon arasında olan bir olayı başkaları neden kurcalar ve hemen sitelerinde araştırmadan ve doğruyu bulmadan yazarlar merak ederim.

Madem ki, herkes benim havuz dışında da attığım adımları yakından izliyor, o halde herkesin bilmesi ve doğruyu yine benden duymanız için bu beyanı yazmak durumundayım. Benim eşimin babası diğer takımın taraftarı. 2007 yazı benim yardım için her kapıyı denediğim ancak sonuç alamadığım bir dönemdi, sonuçta Olimpiyatlara bir sene vardı. 15 seneden beri başkanlardan, bakanlardan yani devletten sadece hikaye duydum, o senede yüzyüze görüşmeme rağmen yine öyle oldu. Başardıklarımı eşim ve ailemin sayesinde başardım. Ben yardım bulmak için çabalarken, kayınpederim tanıdığı kişileri araya sokarak benim için haberim olmadan o kulüple bir görüşme ayarlamış. Bana da dediği aynen şuydu: 'Derya, senin yardım almanı ve iyi hazırlanmanı istiyorum, bu yüzden gel konuş belki birşey çıkar.' Ben defalarca 'hayır' dedim çünkü milyonlarca dolar verseler kabul etmeyeceğimi Galatasaray tutkum yüzünden adım gibi biliyordum. Gazetede çıkan 250 bin dolara onlara gideceğim şeklinde çıkan habere cevabım budur. Baskıdan kurtulmak için ve kayınpederimi kırmamak için en sonunda görüşmeyi kabul ettim. Sadece konuşup nazikce 'hayır' demekti amacım. Görüşmede de aynen öyle oldu. Olay bundan ibarettir. Beni kendi renklerine katmak isteyen insanlar bazı şeyleri unutmuşlardı. Benim adam gibi adam olduğumu, karakterli olduğumu ve parayla satın alınamayıp aralarına katamayacaklarını gözardı etmişlerdi. Hatta bana dedikleri üstü kapalı bir söz vardı, ancak kendi kulturlerine yakışırdı, ve aynen şuydu: 'Şimdi biz anlaşırsak sen bizimkilerle Galatasaray’a karşı bağırırsın değil mi?' Ayrıca yapılanların Galatasaray’a karşı inat olsun diye yapıldığını söylediler, yani Türk yüzmesi ile ve madalyalarla hiçbir alakası yok demiş oldular. Bu konuşmalara eşim de şahittir. Ben oradan ayrıldım ve o akşam bu işin olmayacağını söyledim, zaten beyan ettikleri rakam bile doğru değil. Bu konu burada kapanmıştır, ve onlar ne derse desin doğru olan budur. Asıl konuyu çarpıtmak için gündeme getirilmiştir, yani bir gecede Türk vatandaşı yapılan yüzücüler konusunu ve her zaman olduğu gibi dediklerime cevap veremedikleri için bu yolu seçmişlerdir. Türk yüzmesi ve Türk Bayrağı için senelerdir ter döken şahsıma karşı aldıkları tavır saygısızlıktan başka birşey değildir.

Bu konuyla ilgili görüşlerimi son kez sizlerle paylaşmak istiyorum.

O kulübü yönetenler Olimpiyat madalyası vaadiyle getirdikleri sporcuların madalya almaktan bu kadar uzak olmalarını sporseverlere ve bunu onaylayan bakanlara nasıl açıklayacaklar cok merak ediyorum. Beni mahkemeye vermekle tehdit edenler, ki ortada sadece gerçekler var, acaba bir gün kendilerine sporcular ve sporseverler tarafindan 'özel izinle Türk yapılmış yüzücüler konusunda kandırıldık, hani nerede madalyalar" diyerek mahkeme açılırsa bunu nasıl açıklayacaklar?

Cok şanslısınız ki bu sporcular sevgili Kaan Tayla’nın veya Ömer Aslanoğlu’nun önünü saliselerle kesemediler, eğer onların önünü kesmiş olsalardı yıllardır bu spora baş koymuş bu çocuklara yazık olmayacakmıydı?

Siz isteseniz de istemeseniz de biz Türk yüzücüleri arasındaki tatlı rekabet, kardeşlik ve sevgi bitmeyecek ve yolumuza devam edeceğiz.

Olimpiyatlarda görüşmek üzere.

Saygılarımla,

Derya Büyükuncu"

Aysel Doğan'ın yıkıldığı an

Eşi Hasan Doğan için yapılan törende güçlükle ayakta duruyordu...
Bodrum'da önceki gün geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı (TFF) Hasan Doğan, son yolculuğuna uğurlanıyor.

Hasan Doğan'ın cenazesi, TFF'nin İstanbul 4. Levent'teki merkez binasında düzenlenen törenin ardından, cenaze namazının kılınacağı Fatih Camii'ne getirildi.

Doğan'ın naaşı, öğleyin burada kılınacak cenaze namazının ardından, Topkapı Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedilecek.

Bu arada, Fatih Camii çevresi ve içinde olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı görüldü.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN


Öte yandan, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, FIFA Başkanı Sepp Blatter, UEFA Başkanı Michel Platini ve Yunanistan Futbol Federasyonu'ndan olmak üzere, cenaze için çok sayıda çelenk gönderildiği gözlendi.


Törene güçlükle gelen eşi Aysel hanım, çocukları Zeynep ve Selim ayakta durmakta güçlük çekti. Spor dünyasının yanı sıra iş dünyası, medya dünyası, sanatçılar, akrabalar ve yakınları çok büyük bir kalabalık oluşturdu.

AJANSLAR

Kadın turistin acı sonu VİDEO



Kaybolan İngiliz turistin cesedi bulundu


Muğla'nın Bodrum ilçesinde serinlemek için denize giren İngiliz turist Sally Jackson'dan haber alınamaması üzerine yapılan aramada cesedi bulundu.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Edinilen bilgiye göre, tatil için Bodrum'a gelen Sally Jackson (75) dün akşam saatlerine doğru, yakınları ile geldiği Bitez beldesi'nin Yalı mevkisinde denize girdi. Bir süre sonra ingiliz turist yokluğu fark edilerek, çevrede aranmaya başlandı. Gözden kaybolan Sally Jackson'un bulunamaması üzerine durum güvenlik güçlerine bildirildi. Bunun üzerine olay yerine gelen Seyir Kıdemli Başçavuş Efkan Sayın komutasında TCSG 1 Sahil Güvenlik botu ile Bodrum Deniz Kurtarma'ya ait 3 adet zodyak bot arama çalışması başlattı. Karanlıkta devam eden veyaklaşık 1 buçuk saat süren arama çalışmaları sonunda İngiliz turistin cesedi şamandıralı ipin yanından bulundu. Sahil güvenlik botuna alınan ceset, marinaya getirilerek karaya çıkarıldıktan sonra Bodrum Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Bu arada Sally Jackson'ın yakınları görüntü alan basın mensuplarına tepki gösterdi. Ceset yapılan otopsinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
İngiliz turistin, Yalıkavak beldesi Dağbelen mevkisinde evi bulunan oğlunun yanına tatile geldiği belirtildi.

Sizden Hoşlandığını Anlamanın 5 Yolu...

Bir ilişkiye başladığınızda ya da başlama arefesinde içinizi durmadan kemiren bir soru vardır. Hoşlandığınız erkek gerçekten sizden hoşlanıyor mu? İşte bunu anlamanız için gerekli 5 tüyo...

Durmadan Size Gülümsüyorsa

Eğer bir erkek sizden gerçekten hoşlanıyorsa, hiç durmadan gülümseyecektir. Genelde erkekler hepimizin bildiği gibi, hislerini söze dökme özürlüsüdür. Ancak size normalden fazla gülümsemeye başlamışsa anlayın ki kalbi hızlı atıyor.

Durduk Yere Laf Açıyorsa'Sizden Hoşlandığını Anlamanın 5 Yolu...'

İşte size olan ilgisini ispat edecek bir davranış daha; o sessiz adam gidip yerine her fırsatta konuşma bahanesi yaratan biri geldiyse, olay tamam demektir. Erkeler ilgilerini en çok kendi üzerlerine ilgiyi çekerek hissettirirler. İlginç ama gerçek.

Size Başkalarından Farklı Bir Şekilde Bakıyorsa

Bu bir erkeğin sizden hoşlanıp hoşlanmadığını anlamanızın en bilindik yöntemidir. Size bakarken bakışı anlamlıdır artık, sıradan insanlara baktığından daha değişik bir ifadeyl ebakıyordur. Ve bakışlarını sizinkiyle kesiştirmeye çalışır. Bunlar çoğu zaman söylenebilecek sözlerden daha anlamlıdır.

Hiç Durmadan Sizi İzliyorsa

Siz önünden geçip gitseniz bile sizi izliyorsa, aniden kafanızı döndüğünüzde onu sizi izlerken yakalıyorsanız...Daha ne diyelim artık, Allah tamamına erdirsin!

Sizi Etkilemeye Çalışıyorsa

Her zamankinden farklı bir şıklık içinde etrafınızda dolanıp, güzel parfümler sıkıyor ve de çok hoş jestlerde bulunuyorsa, ee etrafınızda da başka bir kız yoksa mutlaka sizi etkilemeye çalışır. Bir erkek mutlaka ama mutlaka hoş davranışlarla hoşlandığı kızı etkilemek ister.

Hamilelikte Cep Telefonu, Çocuğa Zarar Veriyor...



'Hamilelikte Cep Telefonu, Çocuğa Zarar Veriyor...'Yapılan kapsamlı bir araştırma, kadınların hamilelik döneminde cep telefonu kullanmasının, doğacak çocukları üzerinde ciddi tahribata yol açtığını ortyaya koydu.

Independent gazetesinde yer alan habere göre yaklaşık 13 bin çocuk üzerinde yapılan inceleme, günde iki ya da üç defa cep telefonu kullanmanın, çocukların okul çağına geldikleri dönemde çeşitli davranış bozuklukları geliştirmesine yetecek kadar olumsuz etki bıraktığını gösterdi. Risklerin, bu çocukların yedi yaşından önce cep telefonu kullanması halinde ise daha da arttığı belirtiliyor.

Independent, bu alanda yapılan ilk ve en kapsamlı araştırma niteliği taşıyan çalışmada ulaşılan bulguların, bilimadamlarını şaşırttığıunı belirtti.

ABD'nin Los Angeles ve Danimarka'nın Aarhus üniversiteleri tarafından yürütülen araştırmanın sonuçlarının, Epidemiology dergisinin Haziran sayısında yayımlanacağı kaydedildi.

Araştırma çerçevesinde bilimadamları Danimarka'da 1990'ların sonunda doğan 13 bin 159 çocuğun anneleriyle görüşerek, hamilelik döneminde cep telefonu kullanma oranlarını inceledi. Aynı şekilde çocukların yedi yaşından önce cep telefonu kullanma alışkanlıkları da dikkate alındı.

Sözkonusu tarihin, cep telefonlarının yeni yaygınlaşmaya başladığı bir dönem olması nedeniyle kıyaslamalara imkan verdiği belirtliyor.

Bilimadamları, cep telefonu kullanan annelerin yüzde 54'ünün, davranış sorunları olan çocuklar doğurmalarının çok muhtemel olduğunu belirlerken, bu olasılığın radyasyona maruz kalma oranının artmasıyla daha da güçlendiği saptandı.

Çocukların da cep telefonu kullanması halinde davranış sorunları geliştirme ihtimalinin yüzde 80'e çıktığı belirlendi.

Bilimadamları, araştırmada elde edilen 'beklenmedik' sonuçların yine de ihtiyatla karşılanması ve yeni araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtirken, bulguların kesinleşmesi halinde bu durumun halk sağlığı alanında 'çok ciddi yansımaları' olacağını da kaydetti.

Bu alandaki önde gelen araştırmacılardan olan Amerikalı Profesör Sam Milham ise, araştırmada elde edilen sonuçların kesinliğinden şüphesi olmadığını belirterek, kısa süre önce Kanada'da yapılan bir deneyde, gebe farelerin benzer oranda radyasyona maruz bırakıldığını ve yavrularının beyinlerinde yapısal değilşiklikler tesbit edildiğini hatırlattı.